Buradasınız

Eman ve sulh

Bu kategorideki hadisler 15

Osman İbnu Ebi Hazım
Osman İbnu Ebi Hazım, babası vasıtasıyla dedesi Sahr (Radıyallahu Anh)'dan rivayet ediyor: • "Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Taife karşı gazveye çıkmıştı. Sahr bunu işitir işitmez, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e imdad etmek üzere bir grup atlıyla hareket etti. Ancak, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'ı fetih yapmadan geri dönmüş buldu. Sahr, o gün Allah'a yemin ederek: - "Şu Kasr, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'ın hükmüne boyun eğmedikçe kuşatmayı kaldırmayacağım" dedi ve oradan ayrılmadı. Nihayet içeridekiler Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'ın hükmüne boyun eğdiler. Sahr, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e şöyle yazarak durumu bildirdi: - "Emma ba'd: Ey Allah'ın Resulü! Sakif senin hükmüne boyun eğmiştir. Ben, onları süvariler arasında getiriyorum." Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) - "Es-salatu Camiatun" diye nida edilmesini emretti. Kahraman (yani Sahr) için: "Rabbim, şu kahramana atlarını adamlarını mübarek kıl!" diye on kere dua etti. Derken halktan bir grup Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'ın yanına geldi. Muğire İbnu Şu'be söz alıp: - "Ey Allah'ın Resulü! Sahr, halamı yakaladı. Halbuki halam Müslümanların girdiği şeye (imana) girmişti" dedi. Resululah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onları çağırıp: - "Ey Sahr, bir kavm Müslüman oldu mu, artık kanlarını da mallarını da korumuş olurlar. Muğire'ye halasını iade et!" dedi. O da kadını ona iade etti. Sahr, Beni Süleym'e ait olan bir suyu Hazreti Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den istedi. Beni Süleym, İslam'dan kaçarak bu suyu terketmişti. Sahr: - "Ey Allah'ın Resulü, beni ve kavmimi oraya yerleştir!" dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): - "Pekala!" dedi ve onu oraya yerleştirdi: Sonra Süleymiler Müslüman oldular ve Sahr'a gelip suyu kendilerine iade etmesini söylediler. Sahr, buna imtina edince Süleymiler, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e başvurdular: - "Ey Allah'ın Resulü, biz Müslüman olduk, suyumuzu idde etmesi için Sahr'a geldik. O imtina edip vermedi" dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sahr'ı çağırttı. Gelince: "Ey Sahr, bir kavm Müslüman olunca mallarını ve kanlarını korurlar, bunlara sularını geri ver!" diye emretti. Sahr: - "Başüstüne ey Allah'ın Resulü!" dedi. Ravi der ki: - "Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'ın yüzünün bu sırada suyu Sahr'dan geri almaktan duyduğu haya sebebiyle genç kızın yüzü gibi kızardığını gördüm."
Ka'b İbn Malik
Ka'b İbnu Malik (Radıyallahu Anh) naklediyor ki, • Ka'b İbnu'l-Eşref, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'ın aleyhine hicviyeler düzüyor ve bunlarla Kureyş kafirlerini, ona karşı tahrik ediyordu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine'ye hicretle geldiği zaman, şehrin ahalisi kozmopolitti. Bir kısmı Müslüman, bir kısmı putlara tapan müşrik, bir kısmı da Yahudi idi. Yahudiler, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ve ashabına rahatsızlık veriyorlardı. Cenab-ı Hakk, Resulü'ne (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabır ve af emrediyordu. Allah şu ayeti onlar hakkında inzal buyurmuş idi. (mealen): "Hiç şüphesiz, sizden önce kitap verilenlerden ve Allah'a eş koşanlardan çok üzücü sözler işiteceksiniz. Sabreder ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız bilin ki, bu üzerinizde sebat edilecek işlerdendir." (Al-i İmran 186). Ka'b İbnu'l-Eşref, Hazreti Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e eza vermekten bir türlü vazgeçmiyordu. Sonunda Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sa'd İbnu Mu'az Radıyallahu Anh'a, onu öldürecek birini yollamasını emretti. Onu Muhammed İbnu Mesleme (Radıyallahu Anh) öldürdü. Ka'b öldürülünce, Yahudiler ve müşrikler çok korktular. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: "Arkadaşımızı geceleyin kapısını çalarak öldürdüler" dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara Ka'b İbnu'l-Eşref'in geçmişte söylediklerini hatırlattı. Sonra da hepsini kendisiyle onlar arasında yapılacak ve (şerirlerin uyarak sıkıntıları) sona erdirecek bir antlaşma imzalamaya çağırdı. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlarla kendisi ve bütün Müslümanlar arasında muteber olacak yazılı bir antlaşma yaptı.
İbnu Ömer
İbni Ömer (Radıyallahu Anh) naklediyor Hayber halkı dediler ki: "Ey Muhammed, bizi bırak, burada kalalım, araziyi ıslah edip işleyelim." Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) da her ekinin ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'ın uygun göreceği her bir şeyin mahsulünün yarısı onların olmak şartıyla araziyi onlara bıraktı. Abdullah İbnu Revaha (Radıyallahu Anh) her yıl oraya gelir, miktarı tahmin eder ve yarısının karşılığını onlardan alırdı. Yahudiler, Abdullah'ı tahminde gösterdiği titizlik sebebiyle Hazreti Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e şikayet ettiler. Hatta bir ara (lehlerine gevşek davranması için) rüşvet vermek istediler. Abdullah onlara: - "Bana haram mı yedirmek istiyorsunuz. Vallahi ben en ziyade sevdiğim insanın yanından geldim. Sizin topunuz bana maymunlar ve hınzırlardan daha menfurdur. Buna rağmen, benim size olan buğzum, size karşı adil olmama mani değildir." Yahudiler, Abdullah (Radıyallahu Anh)'ı takdir edip: - "İşte bu adalet ve doğrulukla semavat ve arz nizam içinde ayakta durur" dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), her bir hanımına her yıl seksen vask hurma, yirmi vask arpa veriyordu. Hazreti Ömer (Radıyallahu Anh) zamanında, Yahudiler Müslümanlara hile yaptılar. İbnu Ömer (Radıyallahu Anh)'i bir evin damında uyurken geceleyin aşağı attılar, el ve (ayak) bileklerini çıkardılar. Hazreti Ömer İbnu'l-Hattab: - "Hayber'de hissesi olan hazırlansın, aralarında taksim edelim" dedi. (Taksim edileceği zaman) reisleri: - "Bizi buradan çıkarma. Bizi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ve Hazreti Ebu Bekir'in yaptıkları gibi yerlerimizde bırak" dedi. Hazreti Ömer Radıyallahu Anh ona: - "(Kararımızda) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'ın sözüne ters düştüğümüzü mü zannediyorsun? Bineğin seni Suriye'ye doğru bir gün, sonra bir gün, sonra bir gün daha koşturmasına ne dersin?" diye cevap verdi. Hazreti Ömer (Radıyallahu Anh), Hayber'i, Hudeybiye ashabından Hayber Seferine iştirak etmiş olanlar arasında taksim etti.