Buradasınız
Hadis-i Şerif
Hz. Ümmü Hani (Radıyallahu anha) naklediyor.
Ben kocamın akrabalarından iki kişiye civar (himaye) vermiştim.
• Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
- "Senin civar verdiğine biz de civar verdik" buyurdu."
Ben kocamın akrabalarından iki kişiye civar (himaye) vermiştim.
• Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
- "Senin civar verdiğine biz de civar verdik" buyurdu."
Arapçası
وعن أم هانئ رَضِىَ اللّهُ عَنْها قالت: [أجَرْتُ رَجُلَيْنِ مِنْ أحْمَائِى فقَالَ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ): قدْ أجَرْنَا مَنْ أجَرْتِ]. أخرجه الستة إﻻَّ النسائى .
Kaynak
Buhari, Cizye 9, Salat 4, Edeb 94, Müslim, Hayz 70, (336), Müsafirin 80, Muvatta, Sefer 27, (1, 152), Tirmizi, İst'izan 24, (2735), Ebu Davud, Salat 30, (1290), Cihad 167, (2763)
Açıklama
1- Arabça'da civâr vermek, emân vermektir. Yani bir Müslümanın bir kâfire "Senin hayat hakkını ben garantiliyorum, sana kimse dokunamaz" mânasında garanti vermesidir. Resûlullah (Aleyhissalâtu Vesselâm), amcasının kızı Ümmü Hânî'nin Mekke'nin fethedildiği gün iki müşrike verdiği emânı muteber addetmiş: "Sen kime emân verdi isen bu akdi biz de tanıyoruz, o, bizden de emân almış gibi, emniyet altına girmiştir" mânasında beyanda bulunmuştur.
Bu rivayetten hareket eden ulemânın hepsi: "Kadınların vereceği emânın muteber olduğu hükmünü vermekte icmâ etmişlerdir. Keza fakihler çoğunluk itibâriyle, kölenin vereceği emânın da muteber olduğunu söylemekte ittifak ederler. Ancak Ebu Hanife merhum ve ashâbı; savaşan köle ile, savaşmayan köle arasında bir ayırım yaparak, savaşan kölenin emânını muteber addederken, "öbürünün emânı muteber değildir" demişlerdir.
Çocukların emânına gelince, bunların emânı kabul edilmez. Çünkü onların akidleri makbul değildir.
2- Kaynakların bir kısmında, Ümmü Hânî'nin Mekke fethedildiği gün Resûlullah (Aleyhissalâtu Vesselâm)'a uğradığı, Hazreti Fatıma'nın tuttuğu bir perdenin gerisinde gusleder bulduğu ifade edilir, fakat Ümmü Hânî'nin civâr verme meselesine temas edilmez. Şunu da kaydedelim ki, "Emân verme işi, imama has bir iştir" diyerek bu babta gelenleri te'vil eden de olmuştur. Ancak esas olan önceki görüştür
Bu rivayetten hareket eden ulemânın hepsi: "Kadınların vereceği emânın muteber olduğu hükmünü vermekte icmâ etmişlerdir. Keza fakihler çoğunluk itibâriyle, kölenin vereceği emânın da muteber olduğunu söylemekte ittifak ederler. Ancak Ebu Hanife merhum ve ashâbı; savaşan köle ile, savaşmayan köle arasında bir ayırım yaparak, savaşan kölenin emânını muteber addederken, "öbürünün emânı muteber değildir" demişlerdir.
Çocukların emânına gelince, bunların emânı kabul edilmez. Çünkü onların akidleri makbul değildir.
2- Kaynakların bir kısmında, Ümmü Hânî'nin Mekke fethedildiği gün Resûlullah (Aleyhissalâtu Vesselâm)'a uğradığı, Hazreti Fatıma'nın tuttuğu bir perdenin gerisinde gusleder bulduğu ifade edilir, fakat Ümmü Hânî'nin civâr verme meselesine temas edilmez. Şunu da kaydedelim ki, "Emân verme işi, imama has bir iştir" diyerek bu babta gelenleri te'vil eden de olmuştur. Ancak esas olan önceki görüştür
Ravi
Kategori
Ana kategori : Cihad bölümü
Alt kategori : Eman ve sulh