Buradasınız
Hadis-i Şerif
Bera İbnu Âzib (Radıyallahu Anh) anlatıyor: "Resulullah (Aleyhissalâtu Vesselâm)'ın yaptığı hacda biz de beraberdik. (Bir ara) yolda bir yerde konakladı ve cemaatle namaz kılma emrini verdi. Bu sırada, Hazreti Ali (Radıyallahu Anh)'nin elinden tutarak (yanındaki ashabına): "Ben mü'minlere nefislerinden evla değil miyim?" diye sordu. Hep bir ağızdan: "Elbette evlasın!" dediler. Aleyhissalâtu vesselâm tekrar:"Ben her mü'mine, kendi nefsinden evla değil miyim?" buyurdular. Ashab yine hep bir ağızdan: "Evet evlasınız!" dediler. Bunun üzerine (Ali'yi göstererek):"İşte bu, ben kimin dostu isem, onun dostudur! Allah'ım, sen buna dost olana dost, düşman olana düşman ol!" buyurdular.
Arapçası
حَدّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مَحَمّدٍ. ثَنَا أبُو الْحُسَيْنِ. أخْبَرَنِي حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ زَيْدِ ابْنِ جَدْعَانَ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ ثَابِتٍ، عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ، قَالَ: أقْبَلَنَا مَعَ رَسُولِ اللّهِ ( صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ) فِى حَجَّتِهِ الّتِي حَجَّ. فَنَزَلَ فِي بَعْضِ الطَّرِيقِ. فَأمَرَ الصَّلاَةَ جَامِعَةً. فأخَذَ بِيَدِ عَلِيٍّ، فَقَالَ: «ألَسْتُ أوْلى بِالْمُؤْمِنِينَ مِنْ أنْفُسِهِمْ؟ » قَالُوا: بَلَى. قَالَ «ألَسْتُ أوْلى بِكُلِّ مُؤْمِنٍ مِنْ نَفْسِهِ؟» قَالُوا: بَلى قَالَ: «فَهَذَا وِلِيُّ مَنْ أنَا مَوْلَاهُ. اَللَّهُمَّ وَالِ مَنْ وَالَاهُ. اَللَّهُمَّ عَادِ مَنْ عَادَاهُ».
في الزوائد: إسناده ضعيف، لضعف علي بن زيد بن جدعان .
في الزوائد: إسناده ضعيف، لضعف علي بن زيد بن جدعان .
Kaynak
İbnu Mace Sünen (116) - Hds :(6018)
Açıklama
Açıklama: 1- Hadiste başlıca iki husus işlenmektedir 1) Resulullah'ın mü'minlere nefislerinden evla olması. Bu husus, bizzat Kur'an-ı Kerim'de ele alınmış olan bir husustur. "Peygamber, (her hususta) mü'minlere nefislerinden evladır..." (Ahzab 6). Bu hususta başka hadisler de var. Daha önce muhtelif vesilelerle açıkladığımız için tekrar etmeyeceğiz. 2) İkinci husus: Hazreti Ali'nin mü'minlerce sevilmesi meselesi, Resulullah bütün ashabının sevilmesi için mükerrer beyanlarda bulunduğu halde, hizmeti büyük olan bir kısım sahabilerin sevilmesi için daha ziyade beyanda bulunmuştur. Hazreti Ebu Bekr, Hazreti Ömer, Hazreti Osman, Hazreti Zeyd İbnu Harise, Übey İbnu Ka'b, Hazreti Hatice, Hazreti Aişe vs. radıyallahu anhüm ecmain. Hazreti Ali hakkındaki uyarılarının çokluğu, onun bilahere maruz kalacağı birkısım hadiseler sebebiyle kalplerde onun hakkında doğabilecek menfi duyguları bertaraf etmek, ümmeti öyle bir vartadan korumak gayesine matuf olabilir. Bediüzzaman merhum, Hazreti Ali'nin fazilet ve övgüsüyle ilgili rivayetlerin çokluğunu, onun muhalefetlerle karşılaşması sebebiyle, aleyhinde yıpratıcı propagandaların çokça vukua gelmesi karşısında, ulemanın onu müdafaa etmek maksadıyla, Resulullah'tan kendilerine intikal eden onunla ilgili hadisleri rivayet hususuna ayrı bir ehemmiyet vermeleri ile izah eder. Eğer o da diğer sahabiler gibi normal bir hayat sürmüş olsaydı, Hazreti Ali ile ilgili hadislerin rivayetine ihtiyaç duyulmayacak ve dolayısıyla zaman içinde, diğerleri hakkındaki hadislerin unutulduğu gibi onun hakkındaki hadislerin de pek çoğu unutulacaktı. Rafizîler, bu çeşit hadisleri, "Resulullah'tan sonra Hazreti Ali'nin hilafete elyak olduğu"na dair iddialarına delil olarak kullanmışlardır. Ehl-i Sünnet hadislerin bir kısmını zayıf bulsa da, onlar böyle değerlendirdiler diye hadisi inkar cihetine gitmezler. Ancak başka deliller muvacehesinde hilafete, sırayla Hazreti Ebu Bekr'in, sonra Hazreti Ömer'in, sonra Hazreti Osman'ın layık olduğunu, Hazreti Ali'nin de fazilet ve liyakatta dördüncü sırada yer aldığını söylerler. Bu hususu tahlil eden Sindî, sadedinde olduğumuz hadisin vürud sebebini de kaydederek Rafizî iddianın yersizliğini belirttikten sonra bir de şu rivayeti kaydeder: "Hazreti Abbas, Hazreti Ali'ye: "Resulullah'a müracaat ederek, halifeliğin bize mi başkasına mı ait olduğunu bir sor!" diye emretmişti. Hazreti Ali, Abbas'a şu cevabı verdi: "Eğer benim sormam üzerine, o bizi bundan menederse, artık hiç kimse bize halifelik hakkı tanımaz." Sindî der ki: "Bu iki yüce şahsiyet, sadedinde olduğumuz hadisten halifelik manası çıkarmış olsalardı, meseleyi bir de sual konusu yapmak üzere aralarında tezekkür etmezlerdi."
Ravi
Kategori
Ana kategori : Ashab-ı kiram bölümü
Alt kategori : Hazreti ali (radıyallahu anh)