Buradasınız

Hadis-i Şerif

Ebu Selam, Hazreti Enes Radıyallahu Anh'ten naklediyor: "Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'ın şöyle söylediğini işittim: "Kim akşama ve sabaha erdiği zaman: "Rabb olarak Allah'a, din olarak İslama, resul olarak Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e razı olduk" derse onu razı etmek de Allah üzerine bir hak olmuştur". (Rezin bu duaya: "Kıyamet günü" ifadesini ilave etmiştir.)

Arapçası

وعن أبى سلام عن أنس رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: [سَمِعْتُ رسولَ اللّهِ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ) يَقُولُ: مَنْ قالَ إذَا أصْبَحَ وَإذَا أمْسَى: رَضِينَا بِاللّهِ رَبّاً، وَبِا لإسلاَمِ دِيناً، وبِمُحَمَّدٍ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ) رَسُولاً، كَانَ حَقًّا عَلى اللّهِ أنْ يُرْضِيَهُ]. وزاد رزين: [يَوْمَ الْقِيَامَةِ] .

Kaynak

Ebu Davud, Edeb 110, (5072), İbnu Mace, Dua 14, (3870)

Açıklama

Hadis, akşama ve sabaha eren kişinin üzerinde bir hamd ve şükür borcu olduğunu belirtiyor. Bu borcun ödenmesi için Resûlullah (Aleyhissalâtu Vesselâm)'ın okunmasını tavsiye ettiği dua bize gösteriyor ki, şükür ve hamd, mazhar olunan nimetlerin Allah'tan geldiğini bilmekten, bunu lisanen ifade etmekten ibarettir.

Gerek hamd ve gerekse şükür, mâna yönüyle birbirine yakındır. Nihaye'de açıklandığına göre hamd, şükre nazaran daha umumîdir. Kişinin hem güzel sıfatları ve hem de yaptığı iyilik sebebiyle ona hamd (övgü) ifade edilebilir. Ama şükür, sâdece yaptığı iyilik için ifade edilir, güzel sıfatları için edilmez. Şu halde şükr, -ki dilimizde bu mânada teşekkür kelimesini kullanırız- yapılan bir iyiliğe, mazhar olunan bir nimete, sözle, fiille ve niyetle mukabele etmektir. İyiliğe mazhar olan, mün'ime yani nimet veren, iyilik yapan kimseye diliyle övgüsünü ifâde eder, nefsini de taatine amâde kılar, nimetin asıl sahibinin o olduğuna itikad eder. İşte hakikî şükür böyle ifade edilir.

Ravi

Kategori

Ana kategori : Dua bölümü