Buradasınız

Hadis-i Şerif

Hz. Ebû Hureyre (Radıyallahu Anh) naklediyor ki;

• Bir adam gelerek Hazreti Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e:
- "Ey Allah'ın Resulü, bir kimse Allah yolunda cihad arzu ettiği halde bir de dünyalık isterse durumu nedir?" diye sordu.

Şu cevabı verdi:
- "Ona hiçbir sevab yoktur!" Adam aynı soruyu üç sefer tekrar etti.

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) da her seferinde:
- "Ona sevab yoktur!" diye cevap verdi."

Arapçası

وعن أبى هريرة رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ. [أنَّ رَجُلًا قالَ يارَسُولَ اللّهِ: رَجُلٌ يُريدُ الجِهَادَ في سَبِيلِ اللّهِ وَهُوَ يَبْتَغِى عَرَضاً مِنَ الدُّنْيَا؟ فقَالَ لا أجْرَ لَهُ. فَأعَادَ عَلَيْهِ ثَلاثاً كُلُّ ذلِكَ يَقُولُ لا أجْرَ لَهُ]. أخرجه أبو داود .

Kaynak

Ebu Davud, Cihad 25, (2516)

Açıklama

Bu rivâyet, önceki hadisi daha da açıklayıcı mahiyettedir. Mukâtelenin, Allah yolunda olması için ihlâs esastır, sırf Allah rızası için yapılması esastır. Gönlün derinliklerinde ganimet veya şöhret veya hamiyet gibi başka maksadların husulü de geçecek olursa, ihlâs kaybolacak ve yapılan amel Allah yolunda cihad olmaktan çıkacaktır. Bu hadisin Ebu Ümâme tarafından rivayet edilen vechinde, üçüncü sefer, َلَا شَىْءَ لَهُ "Ona herhangi bir sevab yoktur" dedikten sonra Resûlullah (Aleyhissalâtu Vesselâm) şunu ilâve etmiştir:

إنَّ اللّهَ َ يَقْبَلُ مِنَ الْعَمَلِ إلَّا مَا كَانَ لَهُ خَالِصاً وَابْتَغَى بِهِ وَجْهَهُ

"Allah, hâlis olmayan, sadece kendi rızasını taleb etmek için yapılmamış olan ameli kabul etmez."

Şunu da ilâve edelim: İbnu Ebî Cemre'ye göre, "Cihâdın asıl sâiki, Allah'ın kelâmını yüceltme maksadı olunca, bu meyanda ikinci bir maslahatın da husule gelmesi, ameldeki ihlâsa zarar vermez", âlimler bu görüştedir.

Kategori

Ana kategori : Cihad bölümü