Buradasınız

Hadis-i Şerif

• Üsame İbnu Zeyd (Radıyallahu anh) naklediyor ki,
▪ Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki: "Kim, kendisine yapılan bir iyiiğe karşı, bunu yapana: "Cezakellahu hayran (Allah sana hayırlı mükafaat versin)" derse teşekkürü en mükemmel şekilde yapmış olur."

Arapçası

عن أسامة بن زيد رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما قال:]قال رسولُ اللّه (صلى الله عليه و سلم): مَنْ صُنِعَ إلَيْهِ مَعْرُوفٌ فقَالَ لِفَاعِلِهِ جََزَاكَ اللّهُ خَيْراً فَقَدْ أبْلَغَ في الثّنَاءِ[. أخرجه الترمذى .

Kaynak

Tirmizi, Birr 86, (2036)

Açıklama

Senâ övme demektir. Ancak, yapılan iyiliğe karşı izhâr edilecek minnet duygumuzu teşekkür olarak ifâde ediyoruz. Aslında iyiliğe iyilikle, aynı cinsten amelle mukabele esastır. Fakat her iyiliğe anında aynı cinsten amelle mukabele etmek mümkün olmaz, bu noktada insanoğlu acizdir. Öyle ise teşekkürümüzü sözle ifâde etmemiz gerekir.

Bazıları: "Mükâfaat vermekten elin kısa kalırsa, dua ve teşekkürde dilini uzun tut" demiştir.

Sadedinde olduğumuz hadiste Resûlullah (Aleyhissalâtu Vesselâm), yapılan iyiliğe karşı, anında yapılacak en mükemmel sözlü mukâbelenin, iyilik yapana: "Senin bu iyiliğin, benim nazarımda o kadar kıymetlidir ki, karşılığını bizzat vermekten acizim, onu ancak Allah verebilir, dünyada veya âhirette, bana bedel O, sizi mükâfaatlandırsın" mânasında olmak üzere "Cezâkellahu hayran" demek olduğunu belirtiyor

Kategori

Ana kategori : Teşekkür bölümü
Alt kategori : Teşekkür hakkında