Buradasınız
Hadis-i Şerif
Ebu Zerr (radıyallahu anh) anlatıyor: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki: "Ey Ebu Zerr! Ben seni zayıf bir kimse görüyorum. Ben kendim için sevdiğimi senin için de aynen severim. Öyleyse iki kişi üzerine emir olmayasın, yetim malına da velilik yapmayasın."
Arapçası
عن أبي ذر رَضِيَ اللّهُ عَنه قال: [قَالَ رَسُولُ اللّهِ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ): يَا أبَا ذَرٍّ إنِّي أرَاكَ ضَعِيفاً، وَإنِّي أُحِبُّ لَكَ مَا أُحِبُّ لِنَفْسي، لا تَأمَّرَنَّ عَلى اثْنَيْنِ وَﻻَ تَوَلَّيَنَّ مَالَ يَتِيمٍ]. أخرجه أبو داود والنسائي .
Kaynak
Ebu Davud, Vesaya 4, (2868), Nesai, Vesaya 10, (6, 255)
Açıklama
1- Vasi, bir kimsenin ölümünden sonra, onun malları ve çocukları hakkında muhafaza ve tasarruf yetkisi olan kimsedir. Kayyim ile vasi arasında şöyle bir fark vardır: Vasi hem muhafaza ve hem de tasarrufla yetkili olduğu halde, kayyim, sadece muhafaza ile yetkilidir, tasarruf yetkisi yoktur.
2- Sadedinde olduğumuz hadis, herkesin vasilik yapamayacağını, onun için bazı vasıfların bulunması gerektiğini ifade etmektedir. Ebu Zerr (radıyallahu anh)'e nisbet edilen zayıflık, menfaaleri celb, mazarratı defle ilgili olmalıdır. Öyleyse vasi, yetimin menfaatini gözetebilecek dirayete sahip olmalıdır. Bu dirayetiyle lehine durumları tahkik edebilmeli, aleyhine durumlara karşı tedbirler düşünüp, icra edebilmelidir. Hazreti Yusuf'un diliyle Cenab-ı Hakk veli olmanın iki mühim şartını belirtmiştir: اِنِّى حَفِيظٌ عَلِيمٌ
a) Hafiz (koruyucu, muhafaza edici) olmak, yani maslahatları celb, mazarratları def edecek kudrette olmak.
b) Alîm: Veliliğin mahiyetini, sorumluluklarını bilmek. Meseleyi değerlendiren alimler bu iki şartı nefsinde taşımayan kimsenin vasi veya veli olmasının haram olduğunu söylemişlerdir. Taberanî'nin bir rivayetinde Aleyhissalâtu Vesselâm: الاِمَامُ الضَّعِيفُ مَلْعُونٌ "Zayıf imam mel'undur" buyurmuştur
2- Sadedinde olduğumuz hadis, herkesin vasilik yapamayacağını, onun için bazı vasıfların bulunması gerektiğini ifade etmektedir. Ebu Zerr (radıyallahu anh)'e nisbet edilen zayıflık, menfaaleri celb, mazarratı defle ilgili olmalıdır. Öyleyse vasi, yetimin menfaatini gözetebilecek dirayete sahip olmalıdır. Bu dirayetiyle lehine durumları tahkik edebilmeli, aleyhine durumlara karşı tedbirler düşünüp, icra edebilmelidir. Hazreti Yusuf'un diliyle Cenab-ı Hakk veli olmanın iki mühim şartını belirtmiştir: اِنِّى حَفِيظٌ عَلِيمٌ
a) Hafiz (koruyucu, muhafaza edici) olmak, yani maslahatları celb, mazarratları def edecek kudrette olmak.
b) Alîm: Veliliğin mahiyetini, sorumluluklarını bilmek. Meseleyi değerlendiren alimler bu iki şartı nefsinde taşımayan kimsenin vasi veya veli olmasının haram olduğunu söylemişlerdir. Taberanî'nin bir rivayetinde Aleyhissalâtu Vesselâm: الاِمَامُ الضَّعِيفُ مَلْعُونٌ "Zayıf imam mel'undur" buyurmuştur
Ravi
Kategori
Ana kategori : Vasiyet bölümü
Alt kategori : Vasiyet hakkında