Buradasınız

Hadis-i Şerif

Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki: "Biriniz sırtüstü uzanıp, sonra da ayak ayak üstüne atmasın."

Arapçası

وعن جابرٍ رَضِيَ اللّهُ عَنه قال: [قَالَ رَسُولُ اللّهِ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ): لا يَسْتَلْقِ أحَدُكُمْ ثُمَّ يَضَعُ إحْدَى رِجْلَيْهِ عَلى الأ خْرى]. أخرجه مسلم وأبو داود والترمذي.

والنهى عن ذلك إن كان لباسه الإزار دون السراويل خوفاً من انكشاف العورة. فأما مع سبوغ الإزار ولبس السراويل فلا. وبه يصح الجمع بين هذا الحديث والذي قبله .

Kaynak

Müslim, Libas 74, (2099), Ebu Davud, Edeb 36, (4865), Tirmizi, Edeb 20, (2767, 2768)

Açıklama

Görüldüğü üzere birbirine muhalif iki hadisle karşı karşıyayız. Birincisinde Aleyhissalâtu Vesselâm'ın sırtüstü yatıp ayak ayak üstüne yattığı ifade edilirken, ikincide bu şekilde yatmaktan yasaklandığı ifade edilmektedir. Bu mevzuda gelen rivayetleri değerlendiren alimlerimiz, sırt üstü yatıp ayak ayak üstüne atmanın mübah olduğunu, Cabir (radıyallahu anh) hadisindeki yasağın ise kıyafetle ilgili olduğunu söylemişlerdir. Yani, kıyafet bu şekilde yatıldığı takdirde avret mahallinin açılmasına müncer olacaksa bu, yasaktır. Ama söz gelimi şalvar giymiş olmak gibi, avret mahallinin açılmasına meydan vermeyecek bir kıyafet taşınıyor ise yasak değildir.

Kâdı İyaz, normal durumlarda, ashabının arasında Aleyhissalâtu Vesselâm'ın bağdaş kurarak veya dizlerini dikerken oturduğunu, bu çeşit oturuşunun zaruret, yorgunluk veya istirahat arzusu gibi bir sebebe binaen olabileceğine dikkat çeker. Ancak Nevevî hazretleri, Aleyhissalâtu Vesselâm'ın bu tarz yatışta bir mahzur olmadığını, ümmetine talim maksadıyla da böyle yatmış olabileceğini belirtir. Nitekim, müteakiben görüleceği üzere bazı yatış tarzlarını yasaklamıştır.

Ravi

Kategori