Buradasınız

Hadis-i Şerif

Muhâcirlerden bir kişi şunu anlatmıştır: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'le birlikte üç defa gazveye katıldım.

Onun şöyle söylediğini işittim: "Müslümanlar üç şeyde ortaktırlar: Suda, otda ve ateşte."

Arapçası

وعن رجل من المهاجرين قال: [غَزَوْتُ مَعَ رسولِ اللَّه صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّم ثلاثاً أسمعهُ يقول:

المسلمونَ شركاءُ في ثلاثٍ: في الماءِ، والكَلٍا، والنارِ]

Kaynak

Ebu Dâvud, Büyû 62, (3477); İbnu Mâce, Rühûn 16, (2473).

Açıklama

Burada, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) yaygın bir câhiliye geleneğini kaldırmıştır. Kişi belli bir bölgenin otlağını kendi hayvanlarına ayırıp, başkasına yasaklayabiliyordu.

Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) sahipsiz arazinin (mevât) otunu kimsenin başkasına menedemiyeceği prensibini getirmiştir. Sahibi olan arazinin otuna veya kaba alınmış suyuna başkası izinsiz karışamaz.

Ateş meselesine gelince, bazı alimler, ateş elde edilen taş, odun gibi maddeleri anlayarak, sahipsiz araziden bunların alınmasına kimse mâni olamaz demişlerdir. Tutuşturmak maksadıyla köz vs. isteyenin talebinin de reddedilemiyeceğini anlayanlar olmuştur.

Ravi