Buradasınız
Hadis-i Şerif
Abdurrahman İbnu Abdullah, babası Abdurrahman Radıyallahu Anh'dan rivayet eder ki şöyle demiştir: "Biz bir seferde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber idik. Resulullah bir ara bir ihtiyacı için yanımızdan ayrıldı. O sırada hummara denen bir kuş gördük, iki tane de yavrusu vardı. (Kuş kaçtı) yavrularını aldık. Kuşcağız etrafımıza yaklaşıp çırpınmaya, kanatlarını çırpıp havada inip çıkmaya başladı. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) efendimiz gelince: "Kim bu zavallının yavrusunu alıp onu izdıraba attı? Yavrusunu geri verin!" diye emretti. Bir ara, ateşe verdiğimiz bir karınca yuvası gördü. "Kim yaktı bunu?" diye sordu. "Biz!" dedik. "Ateşle azab vermek sadece ateşin Rabbine hastır" buyurdu."
Arapçası
عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِيهِ رَضِىَ ﺍللّٰهُ عَنْهُ قَالَ:[كُنَّا مَعَ رَسُولِ االلهِ (صَلَّى ﺍللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ) فِي سَفَرٍ، فَانْطَلَقَ لِحَاجَتِهِ فَرَأَيْنَا حُمَّرَةً مَعَهَا فَرْخَانِ لَهَا فَأَخَذْنَا فَرْخَيْهَا. فَجَاءَتِ الْحُمَّرَةُ فَجَعَلَتْ تُعَرِّشُ. فَجَاءَ النَّبِيُّ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ) فَقَالَ : مَنْ فَجَعَ هذِهِ بِوَلَدِهَا؟ رُدُّوا وَلَدَهَا إلَيْهَا، وَرَأَى قَرْيَةَ نَمْلٍ قَدْ حَرَّقْنَاهَا. فَقَالَ: مَنْ حَرَّقَ هذِهِ؟ قُلْنَا نَحْنُ. قَالَ: إنَّهُ لَا يَنْبَغِى أَنْ يُعَذِّبَ بِالنَّارِ إِلاَّ رَبُّ النَّارِ]. أخرجه أبو داود.
«الحُمَّرَرةُ» بضم الحاء المهملة وتشديد الميم: نوع من الطير في شكل الْعُصْفُورِ.
وقوله: «تُعَرِّشُ» بالعين المهملة والشين المعجمة: أى تُرَفْرِفُ وَتُرْخِى جَنَاحَيْهَا وَتَدنو من الأ رض لتقع عليها و تقع، وروى.
«تَفْرُشُ» بالفاءِ من فَرَش الجناح وَبَسَطَهُ .
«الحُمَّرَرةُ» بضم الحاء المهملة وتشديد الميم: نوع من الطير في شكل الْعُصْفُورِ.
وقوله: «تُعَرِّشُ» بالعين المهملة والشين المعجمة: أى تُرَفْرِفُ وَتُرْخِى جَنَاحَيْهَا وَتَدنو من الأ رض لتقع عليها و تقع، وروى.
«تَفْرُشُ» بالفاءِ من فَرَش الجناح وَبَسَطَهُ .
Kaynak
Ebu Davud, Cihad 122, (2675), Edeb, 176, (5268)
Açıklama
1- Ahterî, "hummara"ya kaya kuşu dendiğini, başı kızılca olup serçeye benzediğini belirtir.
2- Hattâbî der ki: "Hadis, eşek arısı denen arının ocağını yakmanın mekruh olduğuna delâlet etmektedir. Karınca yuvasını yakmakta özür daha azdır, zîrâ, bunun zararını başka yolla defetmek mümkündür." İlâveten der ki: "Karınca iki çeşittir: Biri zararlıdır, bunun saldırısını defetmek câizdir. Diğer çeşidi zararsızdır. Bunlar uzun ayaklı olanlardır. Bunların öldürülmesi câiz değildir." Nitekim bâzı hadislerle karıncanın öldürülmesi sarîh olarak yasaklanmıştır.
2- Hattâbî der ki: "Hadis, eşek arısı denen arının ocağını yakmanın mekruh olduğuna delâlet etmektedir. Karınca yuvasını yakmakta özür daha azdır, zîrâ, bunun zararını başka yolla defetmek mümkündür." İlâveten der ki: "Karınca iki çeşittir: Biri zararlıdır, bunun saldırısını defetmek câizdir. Diğer çeşidi zararsızdır. Bunlar uzun ayaklı olanlardır. Bunların öldürülmesi câiz değildir." Nitekim bâzı hadislerle karıncanın öldürülmesi sarîh olarak yasaklanmıştır.
Kategori
Ana kategori : Rahmet bölümü
Alt kategori : Hayvanlara merhamet